11 Temmuz 2010 Pazar

Hayvanlarda Cinsel Yaşam

Hayvanlan cinsel yaşamı salt üremeye dönüktür. Bu yüzden rastgele~zâmanlar-da değil, yılın belli zamanlarında azgınlık dediğimiz dönemlerde çiftleşirler. Çiftleşme zamanı her türde değişik dönemlere raslar. Türlerin birbirlerinden kesin olarak ayrılması ve yalnızca kendi aralarında çiftleşebilmeleri açısından çiftleşme zamanlarının bu farklılığı önemlidir. Cinsellik, hayvanların soylarını sürdürebilmeleri için içgüdüsel olarak davrandıkları bir yaşam alanıdır. İnsanoğlu bu bakımdan hayvanlardan büyük ölçüde ayrılmaktadır. Çünkü insan dişisinde görülen aylık yumurtlama devresi, insanı istediği zaman ve üreme içgüdüsünden bağımsız olarak çiftleşe-bilen bir yaratık haline getirmiştir. Eş seçimi konusunda hayvanlar genellikle çokeşliliğe yönelirler. Fakat bu kuralın dışında kalan bazı türler de vardır. Bunlara en iyi örnek Hindistan ve Malezya’da yaşayan bir şebek cinsidir. Çiftleşme zamanlarında bütün hayvanlarda bir kur yapma evresi görülür. Yalnızca erkek ve dişi organları aynı bireyde bulunan hermafrodit hayvanlarda durum farklıdır. Bunlarda yumurta ve spermi bir araya getirecek özel bir mekanizma vardır. Midye, deniz kirpisi ve zarlı hayvanlar gibi bazı sabit yaşayan deniz hayvanlarının kur yapma ve çiftleşme davranışları değişiktir. Bunlar, bulunduklarıçevrede cinsiyet hücreleri olup olmadığını sezerler ve kimyasal yolla uyarılırlar. Sonra da sperm ya da yumurtalarını suyun içine bırakırlar. Döllenme, suyun içinde olur. Fiziksel çevrede ortaya çıkan değişiklikler hayvan türlerinin çoğunda hormonlar aracılığıyla fizyolojik değişikliklere ne
Melekler Mekanı - Hay
vanlarda Cinsel Yaşam den olur. Bu değişiklikler de hayvanı çiftleşme davranışına hazırlar. Bazı türlerde karşı cinsiyetten bir bireyin varlığı ya da onun hareket şekilleri bir fizyolojik değişiklik için yeterlidir. Çiftleşmeden önceki kur yapma hareketleri hem fizyolojik değişikliklerin başlamasını kamçılar, hem de iki tarafın da aynı anda çiftleşmeye hazır hale gelmesini sağlar.
Evrimsel açıdan ileri aşamadaki hayvanlarda karşı cinsin ilgisini çekmeğe yarayan ikincil cinsiyet özellikleri oldukça gelişmiş biçimdedir. Bunlara örnek olarak aslanın yelesi, maymunun değişik renkte desenler oluşturan tüyleri, kuşların pek çoğunda göz alıcı renkte tüyler, balık, kelebek ve örümceklerde görülen renkli desenler, yine kelebeklerin çekici kokuları, böcek ve kurbağaların çıkardıkları sesler ile kuşların ötüşleri gösterilebilir. Darvvin bu çekici özelliklerin dişilerin duyularına seslendiğine ve çiftleşme mevsiminde dişinin önünde amaçlı bir şekilde sergilendiğine işaret etmişti. Bu hayvanlarda kur yapma, uzun süren tantanalı bir süreçtir. Erkek kendini çekici kılmak için yapmadığını ■bırakmaz. Varlıkları bu amaca yönelik olan ikincil cinsiyet özellikleri, erkekte ergenlik çağında gelişir ve çoğunlukla her üreme mevsiminde yenilenirler. Hiç kuşkusuz türlerin *pek çoğunda fiziksel görünüm açısından üstünlük
taşıyan erkektir. Bu kuralın dışında kalanlar, karıncalar, anlar, peygamber
devesi gibi daha az gelişmiş hayvanlardır. Insanoğlunda ise erkeğe daha üstün bir güç verilmiştir, fakat kur yapmada süs ve gösteriş açısından cinsiyetler arasında kültürden kültüre farklılıklar vardır. Bu açıdan her iki cins arasındaki ayırım en belirgin olarak tavus kuşunda görülür. Erkeğin görkemli kuyruğu yanında dişi tavus kuşunun dış görünümü son derece siliktir. Evrimin üst katlarında dişinin erkeği gölgede bıraktığına pek raslanmaz. Ancak böcek ve örümceklerde böyle durumlar gerçekleşir. Örneğin işçi arılarla kraliçe arı arasında, dişi peygamber devesi ile erkeği arasında dişinin oldukça lehine farklılıklar bulunurHayvanlarla cinsel birleşme, müstehcen fotoğraf, fim ve bazan gösterilerde konu olarak ilgi çeker. Röntgenciliğe eğilimi olan seyirciler sergilenen durumlardan özel bir haz duyabilirler. Bazı gösterilerde büyük köpeklerle kadınların birleşmesi, heyecan yaratıcı bir konu olarak sık sık tekrarlanır

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder